Rüyamın Rengi….

Yine ben geldim
İçimde kopmayı bekleyen kıyametler ve
Hüzne düşmüş kalemimim dağıttığı cümlelerle.

Yine ben geldim
Sayfalar dolusu hayra yorduğum rüyalar ve
Uçuramadığım kanadı kırık hayallerimle.

Sana benzeyen şiirlerle geldim
Bütün dilde susmaları
Bütün dilde yalnızlıkları getirdim kapına.

Çocukluğumun bitmeyen oyunları ağladığında
Şafağından vurulan sevinçlerim ve
Yetim yüreğimle geldim kapına.

Bir ömür beklemeyi göze alıp
Kurduğun noktasız cümlelerin,
Dolunaylı gecelerin sol yanında uyudum.

Güneşi bağrıma basıp
Karanlıkları sabrıma gömerek
Ve seni sevmeyi niyet ederek geldim sana.

Eylülleri yok sayarak
Bulutların kanatlarına tutunup
Şakağından öptüğüm gökyüzü ile geldim sana.

Kalbimi bıraktım şehrinin en susuz yerine
Koca bir ırmak gibi
Loş yalnızlığına aktım durdum.

Şimdi içimi döktüğüm avuçlarında
Müebbede mahkûmum
Ve eskimeyen heyecanların ülkesiyim hala.

Evet, yine ben geldim kadim sevgimle
Elinde tuttuğun kaleme söz
Satırlarına dokunan yürek olmaya geldim.

Ben sana vakitler getirdim baharlardan
Kuru ayazlarla raks ettim
Üşüyen ayaklarıma aldırmadan.

Böyle geldim sana,
Bir kuş gibi kanat çırparak ellerinde
Yıldızlarına başımı yaslayarak
Yüreğinin mehtabında yürümeye geldim.

Haydi al beni içeri…

Zeynep Nilgün Gökçeöz

You can skip to the end and leave a response. Pinging is currently not allowed.
Powered by