Klima servisinde kısa günün kârı 8.5 TL bahşiş.

Dün akşam saat 21:00 suları gibi can ciğer arkadaşım ismail‘ in telaşlı pazarlığı sonucu uzun bir aradan sonra klima servisine çıktım. İşten anlamam etmem klima kumandası ile klima nasıl çalıştırılır onu dahi bilmem. Benim kisi maksat muhabbet olsun, dönüşte ismail yemek ısmarlasın karnım doysun hesabı. Neyse lafı fazla uzatmayalım, servis bölgesi İstanbul un göbeği, göz bebeği taksim. Taksimde havaş’ ı bilmeyen yoktur sanırım, işte tam karşısındaydı. Akşam saatleri olduğu için kimseler görmeden arabayı cadde üzerine bıraktık. İşimiz fazla sürmeyecekti, ismail ne zaman işimiz kısa sürecek dese muhakkak  bir aksilik çıkardı, neyse ki dün akşam bir aksilik yaşanmadı. İsmail in klima ile işinin bitmesine az bir süre kalmıştı ki, ofis sahibi yanınızda ampül varmı diye sordu, ismail ile aynı anda hayırdır yanıtını verdik, neticesinde anladık ki kapı aydınlatması yanmıyordu ve ampül gerekliydi. Ben dışardan ampül alabileceğimi söyledim, Taksim ‘ in göbeğinde artık nereden bulacaksam. Çıktım dışarı oyana bakın buyana bakın sonunda market tarzında bir yerden iki tane ampül aldım. Yolda başıma gelecekleri adım gibi biliyordum 10 TL para üstünü kesin bahşiş olarak verecekti ve öylede oldu içeri girer girmez koy cebine dedi, dedim biz o yaşları çoktan geçtik. Adam demez mi yaşında ne var. O an dayı sen benim blog u takip etmiyormusun diyecektim ki ne alaka diyerek bi dur dedim. Velhasılı adam zarla zorla o parayı cebime tıkıştırı verdi. Kısa günün kârıydı, ama inanın insan bir tuhaf oluyor. Yıllar öne üç kuruş bahşiş almak için taklalar atardık, yapmadığımız cambazlık kalmazdı, ve o üç kuruş bahşişi alınca dünyalar bizim olurdu. Şimdi ise küçüklükteki o dünyaları çoktan satın almış gibi veyahut kaybetmiş gibi elimizin tersiyle itiyoruz.

Hayat çok garip… Çoooook…

You can skip to the end and leave a response. Pinging is currently not allowed.
Powered by